Yeme İçme 5 dk okuma Selenay Karaca
Tencere ve Tava Seçimi: Malzemeye Göre Mutfak Rehberi
Kalın tabandan paslanmaz çeliğe, döküm demirden yapışmaz kaplamaya kadar tencere ve tava seçiminde nelere dikkat edilmeli, hangi kap hangi yemeğe uygun?
Mutfakta yemeğin tadını belirleyen tek şey tarif değildir. Aynı malzemeyle, aynı sürede, aynı ateşte pişirilen bir yemek, kullanılan kaba göre bambaşka sonuçlar verebilir. İnce tabanlı bir tavada yanan soğan, kalın tabanlı bir tencerede yumuşayıp tatlanır. Bu yüzden tencere ve tava seçimi, mutfakta ustalık kadar belirleyici bir konudur.
Buna rağmen çoğu evde kap seçimi tesadüfe bırakılır. Set halinde alınan, indirimde denk gelen ya da hediye edilen kaplar yıllarca kullanılır; hangisinin neye uygun olduğu hiç sorgulanmaz. Oysa mutfak kültürünün diğer alanlarında olduğu gibi burada da bilgi işe yarar; nitekim turşu kurmanın temel kuralları gibi konularda da doğru kabın seçimi sonucu doğrudan değiştirir.
Kalın taban neden bu kadar önemli
Bir kabın en kritik özelliği tabanının kalınlığıdır. İnce taban, ocaktan gelen ısıyı bir noktada toplar ve yiyeceğe eşit dağıtmaz. Sonuç, ortası yanmış kenarı çiğ kalmış bir yemektir.
Kalın taban ise ısıyı önce kendi içinde yayar, sonra yiyeceğe aktarır. Bu, ateşi biraz kısıp uzun süre pişirmeye imkân tanır. Ayrıca kalın tabanlı kaplar ocak kapatıldıktan sonra bir süre daha sıcak kalır; bu artık ısı, yemeği dinlendirmek için ücretsiz bir fırsattır. Bir kabı elinize aldığınızda hissettiğiniz ağırlığın büyük kısmı tabandan geliyorsa, doğru üründesiniz demektir.
Paslanmaz çelik: her işin adamı
Paslanmaz çelik, mutfakta en geniş kullanım alanına sahip malzemedir. Asitli yiyeceklerle tepkimeye girmez, çizilmeye karşı dayanıklıdır, koku tutmaz ve doğru bakımla on yıllarca kullanılabilir.
Tek zayıf noktası ısıyı tek başına iyi iletmemesidir. Bu yüzden kaliteli paslanmaz kaplarda taban katmanlı üretilir; iki çelik katman arasına alüminyum ya da bakır bir çekirdek yerleştirilir. Böylece çeliğin dayanıklılığıyla alüminyumun ısı iletkenliği birleşir. Satın alırken tabanın kesitine bakmak, ürünün gerçek kalitesi hakkında etiketten daha çok şey söyler.
Döküm demir: sabır isteyen dost
Döküm demir tavalar ağırdır, ısınmaları uzun sürer ve bakım ister. Buna karşılık ısındıklarında bu ısıyı olağanüstü bir kararlılıkla tutarlar. Et mühürlemek, kalın bir sebze dilimini karamelize etmek ya da fırında pişecek bir yemeğe ocakta başlamak için eşsizdirler.
Döküm demirin sırrı yağ tabakasıdır. Düzenli kullanılan ve doğru temizlenen bir döküm tava zamanla doğal bir yapışmaz yüzey kazanır. Bu tavaları uzun süre suda bekletmemek, deterjanla ovalamamak ve yıkadıktan sonra ocakta kurutup ince bir yağ sürmek yeterlidir. Bakımı öğrenildiğinde ömür boyu kullanılan bir alettir.
Yapışmaz yüzeyler nerede işe yarar
Yapışmaz kaplama, yumurta, krep, balık gibi hassas yiyecekler için gerçekten pratiktir. Az yağla pişirmeye imkân tanır ve temizliği kolaydır. Ancak bu kaplamaların bir ömrü vardır ve o ömür sınırlıdır.
Yapışmaz tavaları çok yüksek ateşte boş olarak ısıtmamak gerekir. Metal spatula yerine ahşap ya da ısıya dayanıklı silikon kullanmak, kaplamanın ömrünü belirgin biçimde uzatır. Kaplama çizilmeye ve dökülmeye başladığında tava artık işlevini yitirmiştir; onarılamaz, değiştirilmesi gerekir. Bu yüzden yapışmaz tavaya çok yüksek bütçe ayırmak yerine, orta segmentte kaliteli bir ürünü birkaç yılda bir yenilemek daha mantıklıdır.
Bakır, alüminyum ve emaye
Bakır, ısıya en hızlı tepki veren malzemedir; ateşi kıstığınız anda sıcaklığı düşer. Bu hassasiyet, şeker işleri ve narin soslar için avantajdır. Ancak pahalıdır, bakım ister ve iç yüzeyi kalaylı veya çelik kaplı olmalıdır.
Alüminyum hafif ve iyi iletkendir, fakat çıplak alüminyum asitli yiyeceklerle tepkimeye girebilir. Bu yüzden anotlanmış ya da kaplanmış olanları tercih edilmelidir. Emaye kaplı döküm ise dökümün ısı tutma özelliğini, tepkimeye girmeyen bir yüzeyle birleştirir; uzun süre pişen sulu yemekler için idealdir. Emayenin tek düşmanı ani ısı değişimleri ve sert darbelerdir.
Kapak, sap ve ölçü meselesi
Kabın gövdesi kadar detayları da önemlidir. Sıkı oturan bir kapak buharı içeride tutar; bu hem pişirme süresini kısaltır hem de enerji tasarrufu sağlar. Cam kapak, kapağı kaldırmadan içeriyi görmeye yarar ki her kaldırış ısı kaybı demektir.
Saplar ısı iletmeyen malzemeden olmalı ve gövdeye sağlam biçimde bağlanmalıdır. Perçinli saplar genellikle vidalıdan daha uzun ömürlüdür. Ayrıca kabın fırına girip giremeyeceği sap malzemesine bağlıdır; plastik saplı bir tava fırında kullanılamaz.
Ocak tipiyle uyum
Indüksiyon ocaklar yalnızca manyetik tabanlı kaplarla çalışır. Bir kabın uygun olup olmadığını anlamanın en basit yolu, tabanına bir mıknatıs tutmaktır; yapışıyorsa kullanılabilir.
Gazlı ocaklarda alev, kabın tabanını aşmamalıdır. Yanlardan taşan alev yemeği daha hızlı pişirmez; yalnızca sapları yakar ve gazı boşa harcar. Elektrikli plakalarda ise kabın tabanı tamamen düz olmalıdır; hafif bombeli bir taban temas alanını düşürür ve pişirme süresini uzatır.
Kaç parça gerçekten yeter
On iki parçalık setler cazip görünür ama çoğu evde bu parçaların yarısı hiç kullanılmaz. Gerçekte iyi bir mutfağın çekirdeği birkaç kaptan oluşur.
Orta boy kalın tabanlı bir tencere, büyük bir çorba tenceresi, geniş bir sote tavası, küçük bir sos tenceresi ve bir yapışmaz tava; günlük yemeklerin neredeyse tamamını karşılar. Bu beş parçaya kaliteli ürünler seçmek, on iki parçalık ucuz bir seti almaktan hem daha ekonomik hem de daha kullanışlıdır. Dolapta yer de açar.
Doğru kullanım ömrü uzatır
En kaliteli kap bile yanlış kullanıldığında hızla yıpranır. Sıcak bir kabı soğuk suya sokmak metalde gerilme yaratır ve zamanla tabanı bombeleştirir. Bu bombelik, kabın ocakla temasını bozar ve pişirmeyi tümüyle olumsuz etkiler.
Kapları üst üste dizerken aralarına bir bez koymak, iç yüzeylerin çizilmesini önler. Yemeği kabın içinde uzun süre bekletmek, özellikle asitli yemeklerde yüzeye zarar verebilir. Yanmış bir tabanı kazımak yerine bir miktar su ve karbonatla kaynatmak, hem yüzeyi korur hem de işi kolaylaştırır.
Bütçeyi doğru yere ayırmak
Mutfak ekipmanında pahalı olan her zaman doğru değildir, ancak çok ucuz olan neredeyse hiçbir zaman doğru değildir. Kriter marka değil, tabanın kalınlığı, malzemenin niteliği ve işçiliktir.
Kullanım başına maliyet üzerinden düşünmek yararlıdır. On yıl kullanılacak kalın tabanlı bir tencere, üç yılda bir değiştirilen ucuz tencerelerden ucuza gelir. Buna karşılık yapışmaz tavada ömür kaplamayla sınırlı olduğu için aşırı yatırım anlamsızdır. Nereye çok, nereye az harcanacağını bilmek; mutfakta hem paradan hem de zamandan kazandırır.