İçeriğe geç
Muğla Fokus

Gündelik meraklara sade bir odak

Yeme İçme 4 dk okuma Neslihan Yalçınkaya

Krema ve Sütlü Tatlılarda Kıvam Nasıl Kurulur?

Muhallebiden krem şantiye kadar sütlü tatlılarda kıvamı belirleyen şey malzeme değil, ısının ve karıştırmanın yönetilme biçimidir.

Sütlaç, muhallebi, krem şanti, pastane kremaları ve dondurma benzeri tatlıların hepsinde aynı soru vardır: kıvam. Aynı tarifi uygulayan iki kişiden birinin tatlısı diri ve kaşık tutar hâlde kalırken diğerininki sulanır ya da tam tersine lastik gibi sertleşir. Bu farkın nedeni çoğu zaman malzemenin kalitesi değil, ısının ve karıştırmanın yönetilme biçimidir. Bu yazıda krema ve sütlü tatlılarda kıvamın neye dayandığını, hangi malzemenin ne iş yaptığını ve sık yapılan hataların nasıl önleneceğini ele alıyoruz.

Kıvam neye dayanır?

Sütlü bir tatlının kıvamı üç şeye dayanır: nişastanın şişmesi, sütteki ve yumurtadaki proteinlerin pıhtılaşması ve yağın karışım içinde tuttuğu hava. Nişasta ısındıkça su çeker ve şişerek karışımı yoğunlaştırır. Yumurta sarısı belli bir sıcaklıkta katılaşarak yapıyı bağlar. Yağ ise hem ağızda kremamsı bir his verir hem de çırpılmış kremada hava kabarcıklarını sarıp ayakta tutar. Hangi tatlıyı yaptığınıza göre bu üç unsurdan biri ya da birkaçı öne çıkar.

Nişastanın kritik sıcaklığı

Buğday nişastası, mısır nişastası ve pirinç unu, sütlü tatlılarda en çok kullanılan koyulaştırıcılardır. Nişasta yalnızca ılık sütte çözünmez; kıvam vermesi için karışımın kaynama noktasına yakın bir sıcaklığa ulaşması ve orada kısa süre kalması gerekir. Yeterince pişmeyen bir muhallebi soğuduğunda ayrışır ve un tadı bırakır. Bu yüzden nişasta atıldıktan sonra karışım koyulaşmaya başlasa bile bir iki dakika daha kaynatılmalıdır. Nişasta önce az miktarda soğuk sütte ezilerek eklenirse topaklanma da önlenir.

Yumurtayla çalışırken sıcaklık dengesi

Yumurta sarısı içeren kremalarda en sık yapılan hata, sarıyı doğrudan sıcak süte eklemektir. Bu durumda protein anında pıhtılaşır ve karışımda küçük parçalar oluşur. Doğru yöntem, sıcak sütün az bir bölümünü sürekli çırparak yumurtaya eklemek, sıcaklığı yavaşça yükseltmek ve ardından karışımı tencereye geri dökmektir. Bu aşamada ateş kısık tutulmalı ve karıştırma bırakılmamalıdır. Yumurtalı krema kaynatılmaz; kıvam aldığı an ocaktan alınır, aksi hâlde kesilir.

Şeker ve tuzun görünmeyen etkisi

Şeker yalnızca tatlandırıcı değildir; suyu bağladığı için nişastanın şişmesini geciktirir ve yumurtanın pıhtılaşma sıcaklığını yükseltir. Çok şekerli bir karışım beklenenden geç koyulaşır. Bu nedenle şekerin bir bölümünü pişirmenin sonuna doğru eklemek bazı tariflerde daha iyi sonuç verir. Küçük bir tutam tuz ise sütün tadını belirginleştirir ve tatlının düz kalmasını önler. Vanilya, tarçın ya da limon kabuğu gibi aromalar ısıyla uçtuğu için genellikle ocaktan indirdikten sonra eklenir.

Kremayı çırparken doğru an

Çırpılmış krema, yağ zerreciklerinin hava kabarcıklarının etrafında bir ağ oluşturmasıyla ayakta durur. Bu ağın kurulabilmesi için kremanın yeterli yağ oranına sahip ve iyice soğuk olması gerekir. Krema, çırpma kabı ve çırpıcı uçları buzdolabında bekletildiğinde sonuç belirgin biçimde iyileşir. Çırpma orta hızda başlatılıp kabarma başladığında yavaşlatılmalıdır. Aşırı çırpılan krema önce taneli bir görünüm alır, sonra yağ ve su ayrışır. O noktadan geri dönmek için birkaç kaşık sıvı krema ekleyip elle nazikçe karıştırmak bazen işe yarar.

Jelatin, agar ve diğer bağlayıcılar

Soğukta servis edilen bazı tatlılarda nişasta yeterli olmaz. Bu tariflerde jelatin ya da bitkisel kaynaklı bağlayıcılar kullanılır. Jelatin önce soğuk suda şişirilir, ardından ılık sıvıda eritilir; kaynatılırsa bağlama gücünü kaybeder. Bitkisel bağlayıcıların bir kısmı ise tersine kaynatılmadan çalışmaz. Hangisini kullanırsanız kullanın, oran çok küçük farklarla sonucu değiştirir. Fazlası tatlıyı lastik gibi yapar, azı ise kaşık değince dağılan bir yapıya yol açar. Ölçüyü tartıyla almak bu tariflerde özellikle önemlidir.

Karıştırma ve tencere seçimi

Sütlü karışımlar tencerenin dibine yapışmaya eğilimlidir; yanan süt tüm tatlıya acı bir tat verir. Kalın tabanlı tencere ısıyı daha eşit dağıttığı için bu riski azaltır. Karıştırırken sadece ortayı değil, kenarları ve köşeleri de sıyırmak gerekir. Tahta kaşık yerine silikon spatula kullanmak dibin tam olarak temizlenmesini sağlar. Karışım koyulaşmaya başladığında ısıyı düşürmek, sürekli karıştırmaktan daha etkilidir; çünkü asıl sorun aşırı ısıdır.

Soğutma aşaması

Kıvam, ocakta değil soğurken tamamlanır. Bu yüzden tencerede biraz akışkan görünen bir muhallebi, kaplara alınıp soğuduğunda beklenen kıvama gelir. Ocakta çok koyulaştırılan bir karışım ise soğuduğunda fazla sert olur. Üstte kabuk bağlamasını istemiyorsanız kapların yüzeyine değecek şekilde streç film örtebilirsiniz. Sıcak tatlıyı doğrudan buzdolabına koymak yoğunlaşma nedeniyle yüzeyde su birikmesine yol açar; önce oda sıcaklığında ılıtmak daha iyi sonuç verir.

Sorun giderme

Tatlınız suluysa büyük ihtimalle nişasta yeterince pişmemiştir ya da oran düşüktür. Topaklıysa nişasta soğuk sıvıda ezilmeden eklenmiştir; blenderdan geçirmek ya da süzgeçten süzmek çoğu zaman kurtarır. Yumurtalı krema kesilmişse ısı fazla gelmiştir. Ağızda un tadı kalıyorsa pişirme süresi kısadır. Bu sorunların hemen hepsi malzemeyle değil, ısı ve zamanla ilgilidir. Aynı tarifi birkaç kez uygulayıp ocağın davranışını tanımak, en güvenilir öğrenme yoludur.